12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bitterle Dans ve 3 Amatör Tarif

Beni tanıyan herkes bilir en büyük aşkımın ne olduğunu. Bir de beni tanıyan herkes şaşırır bu kadar çok ve yoğun çikolatayı nasıl yiyebildiğime. Annem bana hamileyken çok çikolata yemiş ondan mı bağımlıyım, yoksa çikolatanın bünyemde yarattığı etkilerden mi kaynaklanıyor bu sevgim bilmiyorum. Bildiğim, onsuz yapamadığım.

Üniversitede bir hocamız bir gün hayalimizdeki cenneti yazmamızı istemişti. Benimkinde çikolata dağları, meyvesi çikolata olan ağaçlar, çikolata çeşmeleri falan vardı. Ama bir düşünün, böyle ortası acı bitterli(çekirdek olarak) kabuğu nispeten sert, içi akışkan çikolatalı meyveler...

Ben tatlı yemeye bir yere girdiysem menüye bakmam; bana en çikolatalısından getirin diyen insanım sonuçta, cennet hayalimden başka ne beklenir?

Herhangi normal bir insanı bayan çikolata miktarının 5 katına falan çıkabiliyorum. Suflenin üzerine ek çikolata sosu isteyip yanındaki dondurmayı da çikolatalı isteyebiliyorum falan. Belli bir miktarı geçtikten sonra yanaklarım karıncalanıyor, bu bir çeşit dur ihtarı onun haricinde sorunum yok. bu yanak karıncalanmasını da genel bi tepki sanıyordum, herkese soruyorum kimseye olmuyormuş, neyse.

Artık bu çikolata aşkım sağlığımı bozmaya başlamıştı. Hatta beni muayene eden bir doktorun ilk cümlesi "çok mu çikolata yiyorsun?" olmuştu. Çaresizdim, bırakmam lazımdı.

Hala da lazım aslında. Ama "bırakmak", "yasaklamak" bünyemde ve ruhumda ters tepebiliyor. Aslında uzun süre bozmadan diyet yapabilen, bir lokma çikolata yemeden aylar geçirebilen biriyim, çünkü disiplinliyim. Bir şey yapılmayacaksa yapılmayacak. Ama tüm iradeli davranışların da bir ömrü var ki bu ömrün sonu genelde duygusal ihtiyaçlardan kaynaklansa da sonuç fiziksel zarar oluyor.

Ben kendi içimde savaş verirken ve çikolata tadını daha "layt" şekillerde (pudinglerle vs) almaya çalışırken yeni bir şey öğreniyorum; kakao oranı %70 ve üzeri olan çikolatalar faydalı! İşte son zamanlarda duyduğum en iyi haber. Bitter çikolatalar ciddi miktarda anti oksidan içeriyor, içerisindeki yağlar faydalı yağ olduğu için özellikle bel çevresi yağlarını yakmaya yardımcı oluyor, ve beyin fonksiyonlarını pozitif etkiliyor. Çikolatanın endorfin salgılatarak ruhumuzu da doyurması cabası. Ama tabi porsiyon yönetimi şartıyla! Bu şart her besin için geçerli zaten. Önerilen miktar günde 20 gr.

İlk sevincimi sindirdikten sonra kafamda tilkiler dönmeye başlıyor. Uzaklara bakarak dalıyorum, herkes dertli sanıyor, ben o 20 gr hakkımı nasıl daha iyi değerlendirebilirim diye düşünüyorum.

Tarif 1;

İlk aklıma gelen çikolatayı faydalı şeylerle seyreltmek! Hemen diyorum eriteyim, içine layt süt koyarım, biraz da badem, al sana mükemmel bi ara öğün. Araştırmadan etmeden %80 bitterimi cezveye atıyorum, tencereye suyu koyuyorum, kaynayan suyun içine cezveyi yerleştiriyorum. Aklım sıra benmari usulü eritmeye yapacağım. Çikolata eriyor, içine dolaptan çıkardığım sütten dökmeye başlıyorum. Çikolatanın kıvamı bozuluyor, katılaşıyor ve bir daha cıvımıyor. Bademleri içine atıp kalıplara yerleştiriyorum.

Usulüne ve kafamdakine uymayan şeyler oluyor ama sonuç başarılı.

Dersler;

  • Benmari usulü eritmede çikolatanın bulunduğu kabı direkt suya koymuyoruz, buharla eritme sağlıyoruz.
  • Çikolataya direkt soğuk süt koymuyoruz.

Tarif 1/ Bademli Çikolata
Tarif 2;

20 g çikolatanın keyfine en iyi nasıl varılır diye düşünmeye devam ediyorum. Çikolatayı hemen bitirmeyerek tabi ki! Peki o nasıl olacak? Az çikolatalı bol lokmalarla.

Yine 80g %80 bitterimi bir sufle kabına kırıyorum, kettle ımı salonun ortasına getiriyorum, saolsun sufle kabım tam da kettle ın ağzına oturuyor, e ben de oturtuyorum. İşte benmari diye buna derim.
Tarif 2/ Çikolataya meyve bandırma

Tabi tekerleği yeniden keşfetmiş değilim, bu bildiğimiz fondü, ama herhangi özel bir çikolataya veya özel bir düzeneğe sahip olmadan yaptığımız cinsten bir de sağlıklı. Meyve ve çikolata hakkımı bu özel ana saklayarak, bi kaç lokma yedim, hem de bu güzelliği paylaştığım tatlı insanlar diyet yaptığımı anlamadılar bile. Diyet yapmak etrafa eziyet çektirmek değildir:)

Dersler;

Muzla bir ayrı güzel oluyor, aşırıya kaçmamak lazım. Ben kaçmadım siz de kaçmayın.

Tarif 3;

Aynı anda birkaç paket çikolata almışım. Ki benim bir kaç paket çikolatayı bir kaç saat bile dokunmadan evde tutmam mümkün değildi, artık mümkün. Ama aklımda tilkiler dönmeye devam ediyor. Bir şeyler uydurmaya, tarifsiz bir şeyler yapmaya bayılıyorum. Hazır evde başkaları da varken bir tatlı daha yapayım da hem kafamdakini denemiş olayım, hem de hepsini kendim yemek zorunda olmayayım diyorum.

Önce Dr Oetker layt vanilyalı pudingimi layt sütle pişiriyorum. Normalde 3 kaseden biraz fazla çıkan bu pudingin kasesi 80 kalori civarında, ama ben 5 kaseye bölüyorum pudingi. Kaselerimi buz kalıbı üzerine koyuyorum hızlı soğuma elde etmek için. Pudingler soğurken ben çikolataya geçiyorum.


Artık benmarinin ustasıyım sonuçta. 120g %80 bitterimi cezveme koyuyorum. 150 ml layt sütümü ısıtıyorum, ılık haliyle ocaktan alıyorum, kaynatmamak gerekiyor. Sütle çikolatayı erime süresince hep karıştırıyorum.
Bu sefer de fazla seyreliyor çikolata. Sütü fazla geliyor çünkü. Aklımdaki daha katı bir çikolata idi. O çikolatayı mikserle çırpıp mus haline getirecektim.




Bir yandan da muzlarımı ve bademlerimi doğruyorum.


Vee son aşama, çikolata sosum (hayal ettiğimin aksine gerçekten sos kıvamında oldu) pudinglerin üzerine dökülüyor.
Tarif 3/ Muzlu bitter


Dersler;

  • Daha süt ya da daha çok çikolata koymak gerekiyor.
  • Ya da buz dolabında biraz daha bekletip, yemek için bu derece sabırsız olmamak gerekiyor.
  • Ve kişileri cıvıklık konusunda baştan uyarmak gerekiyor.


Denerseniz afiyet olsun :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder